20 Şubat 2016 Cumartesi

Uzun Bir Aradan Sonra

5 yorum
Neden hep insanlar kendileri gereksiz şeylerle meşgul olduklarından sizin de öyle olmanızı isterler? Acaba sizi çekemedikleri veya onlardan daha iyi iş yaptığınızı gördükleri için mi? Nedir bu insanların bizden istedikleri ya da biz mi kendimizi göremiyoruz bilmiyorum ki, anlamıyorum, anlayamıyorum en önemlisi anlamlandıramıyorum.

Yazmadan sakinleşemiyorum. Çünkü bir şekilde içimdekileri dökmem gerekiyor ve bunun en iyi yolu yazmak. Kızınca, sevinince, üzülünce ne yaşarsam yaşayayım en çok da karmaşık olduğum zamanlar seviyorum yazmayı. Çünkü tüm karmaşıklığımı yazarak döküyorum.


Yaklaşık on birinci ayda taslak olarak kaydetmişim bu satırları. Kimbilir ne yaşamışsam artık şu an hatırlamıyorum bile. :) Yazmak için girdim bloğa ve bu taslağı görünce burdan devam edeyim diye düşündüm. Ne kadar ilginç. O gün o kadar sinirlendiğim bir olayı bugün hiç hatırlamıyorum. Demek ki ne kadar gelip geçici şeyler için üzüyoruz kendimizi. Unutuyoruz aslında tüm hastalıklar üzüntüden geliyor insana. Peki hiç üzülmeyecek miyiz? İnsanız sonuçta ama değmez insanlar için ya da olaylar için kendini yıpratmaya. İşte kanıtı. Yazmadan sakinleşemiyorum deyip bırakmışım ve şimdi hatırlamıyorum ne olduğunu ve kendi yazdığım cümleleri okurken gülüyorum. :) 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Kalbe Takılanlar Copyright © 2012 Design by Balköpüğü Tasarım Blogger Temaları