16 Aralık 2013 Pazartesi

İstiklal Marşını Satmayan Adam

Bu adamın kim olduğunu söylemeye gerek var mıdır bilmiyorum ama bilmeyenler öğrensin diye söyleyelim. Bu büyük adam Mehmet Akif Ersoy'un ta kendisidir.

Geçen yıl Çanakkale Şehitlerini Anma Haftasında Habertürk Öteki Gündem  programında Pelin Çift ve Bedirhan Gökçe'nin katıldığı programdan burada bahsetmiş ve o gün ne hissetmiş ve yazmışsam bugün onu misliyle hissediyorum. Ve ben Akif'i her dinlediğimde yer yarılsa da içine girsem diyorum.

NOT: Resim Bedirhan Gökçe'nin instagram hesabından alınmıştır.

Programda sadece Bedirhan Gökçe yoktu. Mehmet Akif'in torunu Selma Argon ve Araştırmacı - Tarihçi Yazar Erol Çalı' da vardı. Üç saat süren bir programdı ve ilki gibi bunu da gözyaşlarıyla seyrettim. Çünkü tarihimiz bize 'Peygamber gibi yaşamış bir insan' sıfatıyla anlatırken Akif'i biz O'nun ne kadar farkındayız ve ne kadar tanıyoruz O'nu? Programda bahsi geçen Mehmet Akif Ersoy kitaplarını en kısa sürede temin edip sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Ne kadarını paylaşabilirsem artık böyle bir insanın. Kelimeler yetmiyor ki Akif'i dinlediğimde kalben hissettiklerimi satırlara dökmeye.

Akif! Bir derya. Bir deniz. Bir umman. Bir bilinmezlik denizi. Tarifi mümkün olmayan bir Büyük İnsan. Akif deyince tüm bülbüller susuyor, kalem kırılıyor, dal bükülüyor, gönül inciniyor edebinden. Bir tarafı da gurur duyuyor kalbimin böyle bir ecdadın torunlarıyız diye. Ne kadar değerlerimizin farkında olmasakta.

Hiç paltosu olmamış Akif'in. Bir kez paltosu olmuş onu da bir başkası isteyince ona vermiş ve bir daha hiç paltosu olmamış. Beş çocuğuyla beş parasızken İstiklal Marşı için konulan ödülü kabul etmiyor ancak ödül kaldırılınca şiiri yazıyor ve o nasıl bir ruhla yazılmıştır ki Marşımızın ilk satırlarını tırnaklarıyla duvara kazıyarak yazıyor Akif. Safahat ticari bir kitaptır diye İstiklal Marşı'nı içine almıyor. Ben bu milletin bağımsızlığını ticarete alet etmem diyor. Düşünsenize biz olsak: 'Aaaa o kadar ödül almış. Neden koymayalım ki? Hem de daha çok ilgi uyandırır.' deriz. İşte bu yüzden bu memlekete bir daha Akif gelmedi, gelemiyor, gelmeyecek.

Öyle hikayeler anlatıldı ki program da daha doğrusu yaşanmışlıklar. Her birinde ayrı bir hüzün duyup kendine bir pay çıkarıyor insan. Benim nasiplendiğim çok şey oldu. Ama düşünün işte böyle bir adam öldüğünde resmi bir tören düzenlenmemiş. İstiklal Marşı'nı yazıyor ve devlet O'na sahip çıkmıyor. Peki ya halkı? Dört kişiyle taşınırken Akif'in cenazesi bir üniversitenin önünden geçerler ve üniversitedeki Ermeni Hoca ders yaptığı sınıfın penceresinden cenazeyi görüp öğrencilerini gönderir. Yolda gören, duyan herkes katılır. Böylelikle yürüyerek Edirnekapı Mezarlığına kadar götürülür. Dört kişiyle başlayan ebedi yolculuğunu 11,000 kişi ile sonlandırır Akif'im. Devletin sahip çıkmadığına halk sahip çıkmıştır ve vefasını göstermiştir.

Şimdi benim çarpık çurpuk ve hatta eksik, yanlış bilgilerle aktardığım bu olayları birinci ağızdan daha doğru bir şekilde öğrenebilmeniz için iki kısımdan oluşan Öteki Gündem videolarını paylaşacağım. Umarım seyreder ve aynı coşkuyu hissedersiniz.

Unutmadan ben boşuna demiyorum Bu ülkenin Bedirhan Gökçe'ye ihtiyacı var diye.

Öteki Gündem - Mehmet Akif Ersoy - 15 Aralık 2013 1. Kısım

http://www.youtube.com/watch?v=pQ1ypcy1Nxc&feature=youtu.be

Neslihan Kılıç

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Kalbe Takılanlar Copyright © 2012 Design by Balköpüğü Tasarım Blogger Temaları