24 Mayıs 2012 Perşembe

Aşkın Gözyaşları

Çok gecikmiş bir yazı olduğunu belirterek başlamalıyım bu yazıya.Çünkü kitabın serisini okuyalı epey bir zaman oldu.Ancak hayatımda okuduğum en mükemmel kitaplar olduğu için anlatacak cesareti bulamadım belkide kendimde.Demek ki zamanı şimdiymiş diye kendimi avutarak kitap ve serisiyle ilgili düşüncelerimi paylaşmaya başlıyorum.

Önce Aşkın Gözyaşları serisiyle ilgili düşüncelerimi yazmak isterim.Çünkü eğer Tebrizli Şems'i okumadan diğerlerinden başlarsanız eksik bilgilenmiş ve okuduğunuzu yarım anlamış olursunuz.Mesela Şems ilginizi çekmedi ve siz Kimya Hatun'dan veya Hz.Mevlana'dan başlamak istediniz.Olmaz.Onları okudukça kafanızda soru işaretleri oluşur Şems'le ilgili ve sizin onların cevabını bulmak için dönüp yine Şems'i okumanız gerekecek.Şems'te okunarak ne kadarıyla anlaşılırsa artık.


İşte bu kitap Şems'e aşık olmamı sağlamıştır.Serinin diğer iki kitabı bana bu kadar tat vermedi.Belki de arkadaşımın dediği gibi yeni bir insan tanımanın verdiği heyecandı yaşadığım; ancak her ne olursa olsun önüme gelen her insana bu kitabı tavsiye etmekten ve anlatmaktan bıkmayacağım.Bazı insanlar şaşırarak bakıyor bana bu kadar heyecanla anlattığım için.Kitabı yeni alan arkadaşlarım olduğunda o kadar mutlu oluyorum ki.Yeryüzünde bir kişi daha bu güzel insanı tanıyacak diye.

Belki Sinan Yağmur Mevlana'yı tanıtmak için bu biyografik romanları yazdı.Ama ben 1-2-3 hangisini okuduysam hepsinde Şems'e olan hayranlığım daha da arttı.

Şems'e bu adı kendisinin vermesi ve gerçekten güneş gibi girdiği her ortamı aydınlatması.Bir insan kendinin bu kadar mı farkında olabilir?Evet Şems geçmişimizin ve geleceğimizin güneşi Hz.Muhammed'den sonra.

Kitabın sonunda ise Şems'in ölümü anlatılıyor.Ben o satırları ağlayarak okudum.Böyle bir insan nasıl böyle ölebilir diyerek okudum ama asla isyanla değil.Zaten yazar buna izin vermiyor.Onun ölümünde inanılmaz bir teslimiyet,inanılmaz bir itaat ve kendini Allah'a adamışlık var.Şems ölüme bile bile gidiyor düğüne gider gibi.Beni etkileyen ise bilerek gitmesi ne bileyim işte okunması gerek bu kitabın.Okuduğunuzda hayatınızın kitabı olacağının garantisini verebilirim.

Bu kitabı okurken Şems'in aşkına aşık olacaksınız.Aklınızda,fikrinizde aşka dair ne kadar tanım varsa hepsi ters yüz olacak.


Kitabın bu serisinde Mevlana 'Hamdım,yandım,piştim.' derken ne demek istemiş anlamamız sağlanmış.Şems ve Mevlana'nın birbirlerine yazdığı mektupları hüzünle okuyacaksınız.

Bu kitapta Mevlana'yı Hz.Yakup'a benzettim.Nasıl mı?Şöyle ki;Hz.Yakup oğlu Hz.Yusuf'tan ayrı kaldığında nasıl yandıysa içi Mevlana da Şems'ten ayrıldığında aynı acıyla yanıyor.Görülmemiş bir yangınla.Ancak yazarın bu kitapta ki anlatım tarzı biraz riskli geldi bana.Çünkü Mevlana'nın Allah'a duyduğu aşktan daha ziyade Şems'e olan yangını ağırlıklı olarak ele alınmış.Tabii onları buluşturan Yaradan'a şükürle birlikte.

Şems ve Mevlana etraflarında kendileri için çıkarılan dedikodulara ve kendilerinden nefret eden bütün insanlara rağmen mükemmel bir dostluk örneği sergiliyorlar. Mevlana hakkında düşünülenleri bir kenara bırakarak Şems'e itaat ederek bütün sınavları başarıyla geçiyor ve pişiyor.Şems'in hikmetlerini ve sınavlarını şaşırarak okuyacaksınız.

Mesnevi'nin nasıl yazıldığını merak ediyorsanız cevabı bu kitapta.



Ve gözyaşlarıyla ıslattığımız aşkımızın son kitabı.Kimya Hatun ve Şems'in aralarındaki yaş farklarına rağmen birbirlerine olan aşkını okudukça adına aşk dediğimiz duygudan utanacaksınız.Onların ki aşksa bizim ki ne diyeceksiniz?Dünyevi aşkın ilahi boyutta nasıl yaşanabileceğini anlatan bir kitap.Aşkın sadece tensel olmadığını idrak ettiren bir kitap.

Kimya'nın Şems için Şems'in de Kimya için yandığını o kadar güzel anlatıyor ki şaşkınlıkla okuyorsunuz.Şems ilahi aşktan uzaklaşmamak için evliliği reddederken,Kimya ömrünü karşılıksız olarak aşkına adıyor.Bu adanmışlığı okumadan aşkı anlayamazsınız.

Birbirlerinden sürekli bir şeyler öğrenen ve size öğreten bir çift.Aslında serinin en öğretici kitabı.Ben kendi adıma Mevlevilerin semah ederken hissettiklerini,o oturuşun anlamını kısacası o huşu içinde dönüşün ne anlama geldiğini heyecanla okudum.

Bu kitapta Kimya Hatun:'Siz Şems'i okuyarak ona hayran oldunuz.Ben ise onu tanıdım ve yaşadım.Ya ben neyleyeyim?' cümlesi etkileyiciydi.Lakin bir arkadaşım Şems'i okumadan Kimya Hatun'u okudu ve bu cümleyi sordu bana:'Yazar Şems'e bu duyguların besleneceğini nerden biliyordu yazarken?' diye.Bende yazımın başında belirttiğim gibi Şems'i verdim ona ve anlattım.Sorularının cevabını buldu.

Siz hala bu yazar ve kitabıyla tanışmadıysanız daha fazla geç kalmayın derim.Okuduğum kitapların içinde en etkileyici ve en başarılı bulduğum kitaplar oldu.Herkes okumalı bu seriyi.Aşka aşık olmak istiyorsanız,hoşgörünün,teslimiyetin,adanmışlığın,gerçek aşkın,aşka aşık olmanın,Mevlana'nın, kısacası hayat karmaşası içinde anlamlandıramadığınız ne varsa bütün anlamlarını bu kitaplarda bulacaksınız.

Okuyun abartmadığımı göreceksiniz.
N.K.

2 yorum:

  1. kitap tanıtmak, neredeyse yazmak kadar risklidir. yerinde ve hakkıyla yazılmış bir yazı olmus sevgili kuzenim. tavsiyenle serinin tamamı okundu ve tereddütsüz aşka yeniden aşık olundu. teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı duyguları paylaşabilmek ve hissettirebilmek güzel.Ama zaten bu kitabın adı yetiyor insanı dağlamaya canım kuzenim.Sevgiyle. (:

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Kalbe Takılanlar Copyright © 2012 Design by Balköpüğü Tasarım Blogger Temaları