27 Şubat 2012 Pazartesi

Kendini Sorgulamak ve Benlik

0 yorum
      İnsan olmak neden bu kadar zor?İnsan olmak ne demektir?İnsanlık hep bizde kalmak zorunda mı?Neden insanlar bu kadar fesat?Bu aralar kafamda bu sorularla dolaşıyorum.Kendi kendime sorup kendi kendime cevaplıyorum.

     İnsan olmanın erdemlerinden bu kadar uzak olmak zoruma gidiyor.İnsanlığın dibe vurmaya doğru hızla gittiğini görmek canımı yakıyor.Evet bende sizin gibi inanıyorum ki her dibe vuruşun bir zirvessi vardır.Ama bizim zaten var olan,inandığımız onlarca güzellikte değerlerimiz varken onları bulmak için neden önce kaybetme yolunu seçiyoruz bunu anlamıyorum işte ben.Var olanı korumak kaybetmekten daha kolay değil mi oysa.

     Ey insanoğlu dur ve bak nereye doğru gittiğine.İnsani olan bütün değerlerimiz saflık,enayilik adıyla aşağılanır olmuş.Ne zaman zirveye çıkacaksın.Silkelen!Kendine gel hadi.Dünya bir sinema filmi gibi sona erdiğinde mi yoksa kendi kıyametin koptuğunda mı fark edeceksin insan olmanın iki hecelik bir kelimeden ibaret olmadığını.İnsan olmanın erdemi kendin içip yaşadığın ömürle mi ölçülür yoksa kendin için yaşadığın sürenin bir kısmını diğer yaradılmışlar için kullanman mıdır bu ölçü.

      Karşındaki insanın kötülüğünü istemek çok basitçe bir davranış değil mi?Yakıştırabiliyor musun sen bunu kendine?Çok yazık.Nasıl olur da böyle bir acizliği kabullenebilirsin.Kalbine dön ve kendini bul.Karşına çıkan gerçekten sen misin?Hiç sanmıyorum.Çünkü her insan özünde iyilik ile doğar.Eğer ki sen özünü kaybettiysen işte orada kendine düşmanlığın başlıyor esasında.

     Kendine düşmanlık?Evet ta kendisi.Çünkü bir başkası için ne düşünüyorsak aslında o bizim kalbimizdir.Senin için iyilik düşünürsem bu benim iyiliğim keza yine senin kötülüğünü istersem bu benim kötülüğüm olur.Çünkü düşünen,söyleyen,hisseden ben değil miyim?Evet.E o zaman bunu nasıl görmezsin.Kendini görmeden bir başkasını görebileceğin yalanına kalbini nasıl inandırırsın?Kendine yaptığın en büyük haksızlık bu değil midir yaşadığın sürece.

     Hadi dön kalbine.Bul kendini.Bu sen değilsin.Bu sen olmamalısın.Hayır.Hayatı suçlama.Çünkü hayat dediğin şeyi yaşayan ve biçimlendiren de yine sensin.Yaradan önüne sayısız seçenekler sunuyor ve yanlışı doğruyu sana anlatıyor.Ama sen doğruyu görmezden geip elinin tersiyle bir kenara koyar,yanlışı seçip ona dört elle sarılırsan sonucuna da yine kendin katlanmak zorunda değil misin?Yine iş sende bitiyor.Bütün yolların sonunda sen çıkıyorsun.Çünkü en nihayetinde yaşadıklarından sadece sen sorumlusun bir başkası değil.

       Bak işte eninde sonunda her şeyin sebebi ben veya sen olmuyor muyuz?Neden?E her şey bizde başlayıp bizde bitmiyor mu?Her yerde önce kendinizi düşünün diye bağırmıyor mu insanlar?Peki biz önce ben derken aynı zamanda 'neden önce ben' diye sorgularsak fena mı olur?Önce ben diyebilmek her şeyin öncelikle kendinde bittiğini kabul etmektir ve öyle olmalıdır da.Çünkü önce biz isteyeceğiz,uygulayacağız ki bunu tüm insanlığa yayabilelim.

Unutmayalım ki ancak ve ancak ben istersem dünya değişir ve her şey benimle başlar.Kalbimle.

N.K.

11 Şubat 2012 Cumartesi

Bu Ülkenin Bedirhan Gökçe'ye İhtiyacı Var

0 yorum
      


       Evet başlık çok büyük ve iddialı bir cümle.Ama bunu söyleyen ben değilim futbol otoritelerinden biri olan Şansal Büyüka.Bedirhan Gökçe'de bu konuda hiç tevazu göstermiyor ve bunu onaylayıp kabul ediyor.Neden etmesin ki?Kim olduğunun,ne olduğunun,nerden geldiğini,nereye gideceğini ve ne yapacağını çok çok iyi bilen bir adam.Peki bu ülkenin yani bizim ona büyük üstad Bedirhan Gökçe'ye neden ihtiyacımız var?

     Bir kere bana sorarsanız muhteşem bir yürek adamı.Ben epey bir süredir radyo programlarını dinlemesem de mükemmel bir radyo programcısı.Onun programında sadece şiir yoktur.Ne radyo programında ne konserlerinde.Hayata dair ne ararsanız onu bulursunuz Onda.Radyo programlarının kapanış konuşmalarında kaç kişiyi ipten almıştır yani intiharın eşiğinden kurtarmıştır kimbilir. Kimsenin kimseye anlatmadığı acılarını onunla paylaşmaları da cabası. Eğlence,mizah,müzik,kültür,siyaset,ekmek kavgası,iş,güç ve en önemlisi AŞK.Ama aşkın her türlüsü beşeri,mahşeri,ilahi,ruhi,bedeni...Kısacası ne ararsanız onu bulursunuz.Şiiri sadece okumaz, yaşar.Okuduğu ve yazdığı her şiir sizi yüreğinizden yakalar ve bir daha asla terk etmez, ta ki siz onu bırakana kadar.Tabii bırakabilirseniz.

     Biz onu şair olarak tanıyoruz ve okuduğu şiirlerden ibaret biliyoruz.Halbuki okuduğu ve yazdığı her şiirde bu ülkeye hizmet etmenin aşkı yatar kalbinde.

     Son zamanlarda televizyon programı yapamadığından şikayetçidir ve medyayı suçlar bu yüzden.Haklıdır da.O kadar saçma sapan, ipe sapa gelmez yayınların arasında bir tek şiir programı yoktur.Üstelik herkesin ben şairim diye geçindiği bir memlekette.Üstelik insanımızı aşağılayıp hor gören,küçümseyen birçok tv programının yanında böyle bir adam neden hala radyoda kapalı bırakılır anlaşılması zor bir durum.En azından şunu belirtmeliyim ki benim gönlümün istediği yerde değildir Bedirhan Gökçe.Belki hiçbir boş zamanı yok konserlerdi radyoydu derken ama O bulunduğu konumun çok üstünde bir yerlerde olmalı.Bunu biz sevenleri ve takipçileri olarak görüyorsak başkaları nasıl görmüyor veya nasıl görmezden geliniyor anlamak zor.

      Biz ülke olarak genelde kaybedince anlarız değerlerimizi.Evet Bedirhan Gökçe bu ülke için çok önemli bir değerdir ve bence çok geçmeden bu değerin farkına varılmalı,kaybetmeden anlamalıyız onu.

        İnsana insan olduğu için değer verir ve asla yargılamaz.İnanmadığı ve inandığı şeylerin sonuna kadar arkasında durur.Kaybolmaya yüz tutmuş değerlerimizi bize yeniden hatırlatır.Genç yaşına rağmen birçok ünlüye yapılan hayranlarının kendini paralama yöntemleri onda yoktur.Onun sevenleriyle abi,baba,kardeş ilişkisi vardır.Bizden biridir o.İçimizden biri.Hatta içimizdeki birçok sesin dışa vurumcusu.O, o güzel Türkçesiyle konuştukça siz mest olur ve hiç bitmesin istersiniz.Çünkü boş konuşmaz.Konuştuğu her kelimenin içini doldurur.Kelimeleri hoyratça değil seçerek ve lafın nereye gittiğini çok iyi bilerek konuşur.

        Eğer bir psikoloğa veya psikyatriste ihtiyacınız varsa önce açın Kral FM'i saat 23:00'te bir dinleyin Bedirhan'ı.Özellikle de kapanış konuşmalarını.Bakın nasıl iyi gelecektir size.

         Belki ben abartıyorumdur bilmiyorum.Ama bu sayfaya atmış olduğum başlığın sonuna kadar arkasındayım.Bizim bu adama gerçekten çok ama çok ihtiyacımız var.Bu yazdıklarım yetmez mi?Oysa ki ben henüz hiçbir şey anlatmadım size.

N.K.







          
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Kalbe Takılanlar Copyright © 2012 Design by Balköpüğü Tasarım Blogger Temaları