13 Ocak 2012 Cuma

Ölüm Üzerine

0 yorum
Bu gece ölümün soğuk gölgesi düştü yine yüzümüze.Farkında olmadığımız,hiç bize uğramayacakmış gibi yaşadığımız ve ancak sevdiğimiz bir insanı vurduğunda aklımıza gelen ölümle. Haykırmak istiyor insan böyle zamanlarda ölüm gelme sevdiklerime. Ölüm üzme sevdiklerimi.Ama nafile çünkü hiç istemesek de, bu dünya tatlı da gelse hepimizi alıp götürecek bir gün.Karanlığa bütün ağırlığıyla tek bir kelime hükmediyor bu gece: Ölüm!

Bize bu kadar yakınken bir o kadar da uzak olmayı nasıl başarıyor Azrail?Söyleyecek hiçbir şey kalmıyor geriye.Kuru bir başınsağolsun sonra birkaç damla gözyaşı sonra Fatihalar sonra... Sonrası yok işte.Ölümün gölgesinin düştüğü kalplerde sonrası yok. Biz alıp başımızı giderken,evimizde şen kahkahalar atarken,üzülüp ama sadece anlık kalırken hüzünlerimiz bir başkasının tam da kalbinin orta yerine saplanır ölüm.Biz onu ne kadar anlarız acaba?Kuru teselliler yeter mi acısını dindirmeye?Yoksa.Yoksa ağlama yeter veya ağla ağla açılırsın, Allah sabırlar versin nidalarıyla yanındayız dediğimiz insanlara bunlar ne kadar inandırıcı geliyor?Bir hiç kadar.

İşte ölüm.Sanırım tam anlamıda bu olsa gerek:Hiçlik.Yıllarca yaşayıp bir anda bir hiç olmak, hiçleşmek. Dile ne kadar da kolay geliyor oysa ölüm kelimesi.Söylerken ürpermiyoruz bile ama yaşarken...

Alfabedeki değeri dört harf ama yaşarken yirmi dokuz harfin toplamından kat be kat ağır.

İçim daralıyor bu gece.Ne haykırabiliyorum ne ağlayabiliyorum.Sadece hüzün çökmüş yüreğime.Sadece yazmak istiyorum her şeyi ve her yere.Ama yazdıkça daha çok çoğalıyor hüzün yazdıkça acısı azalmıyor ölümün sanki artıyor.Ölüm neden bu kadar ağır gelirsin ki yüreklere?

Ölüm!

Dediğimiz anda biter söz.Kelimeler anlamını yitirir ve harfler kelime olmaya utanır, kelimeler cümle.Belki de en kısa ve en anlamlı cümleyi dünyanın var oluşundan beridir kurduğu içindir Yaradan.Üstüne söyleyecek çok söz ama hiç söz olmayan bir durum.Yazmak istediğim o kadar çok cümle var ki.Ama gel gör ki hepsi boğazımda düğümleniyor ve akamıyor kalemimden kağıdıma.

Bu gece son sözünü söyledi yeryüzü ve bu gece bir evde bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Karanlığa bütün ağırlığıyla tek bir kelime hükmediyor bu gece: Ölüm!

N.K.

Az

0 yorum
AZ


Doğan Kitaptan çıkan Hakan Günday'a ait bir roman.Kitabın arka kapağında konusuyla ilgili şunlar yazmaktadır.

11 yaşında bir tarikat şeyhinin oğluyla evlendirilen korucu kızı Derdâ ile hapisteki bir gaspçının aynı yaştaki oğlu “mezarlık çocuğu” Derda’nın bir mezarlıkta kesişen hayatlarının, bu iki çocuğu kırk yıl boyunca her tür şiddetle yontup birbirlerine hazırlayışının, (bütün anlamlarıyla) Yazı’nın bu iki çocuğu birleştirmesinin hikâyesi. Çocuk şiddeti, hayatın şiddeti, aşkın şiddeti, inancın şiddeti, hırsın şiddeti üzerine, A’dan Z’ye şiddet üzerine, dilin ve yazının şiddetiyle bir roman…

Bunu okuyunca kitapla igili az çok bir fikre sahip olabileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.Çünkü kitap sandığınızdan çok daha fazla şiddet içeriyor.Daha ilk sayfalarda sizi şaşırtıp tamamen hikayenin içine çekmeyi başarıyor yazar.Sonuna kadar büyük bir merakla ve heyecanla okuyorsunuz kitabı.Sonu ise başlangıçtan daha enteresan.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Kalbe Takılanlar Copyright © 2012 Design by Balköpüğü Tasarım Blogger Temaları